Kütüphaneler, günümüzde sadece bilgi kaynaklarının depolanıp ödünç verildiği kurumlar olmaktan çıkmış, kullanıcı odaklı, veri temelli hizmetler üretme sorumluluğu üstlenmişlerdir. Bu dönüşümde, geniş ve çeşitli kullanıcı kitlesine hizmet veren kütüphaneler büyük rol oynamaktadır. Ancak mevcut kütüphane otomasyon sistemlerinin çoğunda, gelişmiş veri görselleştirme ve ilişkisel veri analizi özelliklerinin bulunmaması, personelin stratejik karar süreçlerinde nesnel ve hızlı hareket etmesini zorlaştırabilir. Oysa otomasyon sistemlerinden elde edilen materyal türü, kullanıcı yaş grupları, ödünç alma sıklığı, yayınevi tercihleri gibi çok boyutlu veriler, ilişkisel veri analizleri ile işlenerek kullanıcı eğilimleri ve koleksiyon geliştirme hakkında somut bilgiler sunabilir. Ayrıca veri görselleştirme yöntemleri, karmaşık verileri sadeleştirerek kütüphane personeline içgörü kazandırır ve yapay zekâ tabanlı sistemlerle yorumlanarak farklı perspektifler geliştirilmesini sağlar. Böylece, personelin yalnızca sayısal tablolarla sınırlı kalmadan, koleksiyon geliştirme, materyal yönetimi ve kullanıcı odaklı hizmetler üretmede daha etkin rol alması mümkün olacaktır. Bu doğrultuda, ilişkisel veri analizi, veri görselleştirme ve yapay zekâ destekli öneri sistemlerinin kütüphanelere entegre edilmesi, kullanıcı verilerinin yüzeysel düzeyde kalmasını önleyerek stratejik karar destek mekanizmalarını güçlendirecektir. Çalışmada, istatistiksel analiz ve veri görselleştirmenin, kütüphane otomasyon hizmetlerinde neden bir tercihten ziyade zorunluluk hâline geldiği tartışılacaktır.